EXXEN'in Konuşanlar programı virüslü ve sadece gençleri öldürüyor

İnternet Haber yazarı Mustafa Sabri Beşer, Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu EXXEN'de yer alan Konuşanlar adlı programın sunucusu Hasan Can Kaya'nın kullandığı dil ve konukların anlattıkları gençleri öldüren bir virüs olarak tanımladı.

Gündem 25.03.2021 - 12:42 25.03.2021 - 12:42

İşte Beşer'in söz konusu yazısı:

İnsanlar bazen çağdaş ve modern olacağız derken kantarın topuzunu öylesine kaçırıyorlar ki insanın utanası geliyor. Bir de buna özgürlük kılıfı giydirmek yok mu işte orada insanın kusası geliyor.

Yakın bir zamanda yayın hayatına başlayan Acun Ilıcalı’ya ait Exxen Dijital platformu kısa zamanda yayınladığı programlar ile tepkileri üzerine çekmeyi başardı. Hele bir program var ki tepki ne kelime adeta nefretleri ve şimşekleri üzerine çekecek bir mahiyete sahip.

Survivor tarzı programların bir proje olma olasılığının yüksek olduğunu daha önceki yazılarımda dile getirmiştim. Bu memleketin gençlerini şirazeden çıkarmak için hazırlanmış senaryoların oyuncuları olmak yeni nesil için maalesef çok çekici görünüyor! Yarışma ya da bu tarz programların formatları neden sürekli bu coğrafyanın değerlerine ters ve dahi bu değerleri alt-üst etme yarışındadır? Gençliği telef etmek adına verilmiş olan görevleri yerine getirmek hem ifa açısından hem de ekonomik kazanç açısından çok keyifli olduğu aşikâr anladık!

Yeni hayata geçen Exxen Dijital platformunun bu programı adeta “bir misyonu” hakkıyla (!) yerine getiriyor. Oysa yabancı sermaye olan Netflix’e hem rakip hem de "millî" bir platform olma gayreti içerisinde yer almak varken!

Ortada memleket gençliğini yok etmek adına bir misyon var ise eğer, yalnızlık da çekmiyorlar. Yardımcı olan insan sayısı hiç de az değil. Hasan Can Kaya bu isimlerden biri mesela…

Hasan Can Kaya’nın “Konuşanlar” isimli programı tam bir rezalet. Rezaletten de öte tam bir facia… Hem bu programı yapmak hem de bu programa konuşmacı olarak katılmak nasıl bir mantık anlayamadım.

İster istemez dijital ortamda kısa tanıtımları önünüze reklam olarak da olsa düşüyor. Hani şu ilk 5 saniyesini mecbur izlemek durumunda kaldığınız ama hemen “reklamı atla” butonuna tıklayarak kurtulmaya çalıştığınız anlar var ya. Kısacık 5 saniyesini izlemek durumunda kaldığınızda bile kusasınız geliyor iğrençlik ve rezaletten.

Programda kullanılan, gerek format gerekse konuşmalar azıcık utanması olan birisinin yapabileceği şeyler değil. Müstehcen kelime ve argo esprilerin havada uçuştuğu programın katılımcıları ise maalesef genç dimağlar.

Programda yapılan güya espri ve kullanılan kelimeleri 5 saniyelik reklam zorunluluğunda bile izlemeye utandığım gibi bu satırlarda yazmaya da ar ederim. Azıcık iffet sahibi bir insan bu konuşmaları hiçbir ortamda asla yapmaz/yapamaz. Yapmamalı da zaten. Eğer yapıyorsa o kişinin kişiliğinde çok ciddi sorunlar var demektir. Şahsiyet problemini bu nevi rezilliklerle örtmeye çalışıyor demektir.

Hadi bu tarz program formatlarının misyonu belli. Görevlerini yerine getiriyorlar. Ya katılımcılara ne oluyor?

Bu gençlerin hiç mi utanması, arlanması, sıkılması yok.

Bu gençler bu programı izleyen anne-babalarının yüzüne nasıl bakıyorlar anlayamıyorum.

Ya da bu gençlerin anne-babaları evlatlarının bu rezilliklerini seyrettiklerinde nasıl bir tutum sergiliyorlar kestiremiyorum.

Hadi henüz akli melekeleri ile düşünemeyen bir avuç genci buldunuz ve soktunuz o odaya. Yaptığınız rezaleti bütün bir ülke gençliğine seyrettirme çabası da ne demek!

Ülke gençliğinin algısına ve beğenisine bunları sunmaktan ar etmiyor musunuz?

Ya da toplumun ve ülkenin gelecek sermayesi olan genç dimağlara hayatın sadece haz, şehvet ve zevkten ibaret olduğunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz?

Bir kaide vardır, “yüz kızartıcı şeyler, halkın genelince tasvip edildiğinde, artık yüz kızartıcı olmazlar”.

Hedefiniz bu mu?

Gençliğin yüz kızartıcı şeyleri kanıksamasını mı arzuluyorsunuz? Ve dahi devamında bütün bir toplumun!

Bütün bu davranışlar karşısında söyleyebildiğim tek şey “yazıklar olsun!” serzenişi…

Yahu bu memlekette “devlet” denen şey yok mu?

Hasan Can Kaya’nın programı aylardır bu rezaleti sergilemeye devam ediyor. Bu rezalete “dur!” diyecek bir devlet yetkilisi ve kurumu yok mu?

Bu RTÜK ne iş yapar?

Bu program yayından kaldırılmayacak da hangi program kaldırılacak?

Gençlere hiç mi acımıyorsunuz, topluma hiç mi acımıyorsunuz da bu rezil ve kepaze programın hala yayınlanmasına göz yumuyorsunuz?

Devlet suçlu da toplum çok mu masum? Hayır, toplum da en az devlet kadar suçlu.

Yeri geldiğinde ortalığı ayağa kaldıran toplum maalesef böylesine bir rezalet karşısında sessiz. Sanırım toplum olarak hassasiyetlerimizi kaybetmeye başlamışız.

Kelimelerin en yüksek desibeli ile haykırıyorum; EXXEN’nin bu programı virüslü ve sadece gençleri öldürüyor!

Acun Ilıcalı ve Hasan Can Kaya’yı insafa davet edeceğim ama nerde onlarda o hassasiyet. Olsaydı zaten böylesine bir şeye imza atmazlardı.

Bari devletimiz bu kadar boş vermiş olmasaydı?

Keşke toplumumuz bu kadar vurdumduymaz olmasaydı…

Yorumlar (4)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@