Dünya İslam Sağlık Birliği'nin organizasyonunda koronavirüsün etkileri tartışıldı

Dünya İslam Sağlık Birliğince (WIHU), "WIHU'20 COVID'19 Pandemi Kongresi ve Fuarı" düzenlendi.

Gündem 27.12.2020 - 17:55 27.12.2020 - 17:55

Birlikten yapılan yazılı açıklamaya göre, çevrimiçi düzenlenen ve 3 gün süren organizasyonun açılış gününde 90'a yakın ülkeden 2 bin 754, ikinci gününde ise yaklaşık 800 katılım oldu. Kongreye katılan 100'e yakın panelistin yaklaşık 40'ını başka ülkelerden katılan konuşmacılar oluşturdu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Mehmet Selim Bağlı, açılıştaki konuşmasında, aydınlanma çağından itibaren yaşanan teknolojik gelişmeyle kendine fazlaca güvenen insanlığın, mikroskopla bile görülmesi güç olan virüs karşısında diz çöktüğünü belirtti.

Güçlü sosyal güvenlik sisteminin, salgın ile mücadelede ülkeye büyük avantajlar sağladığını ifade eden Bağlı, Türkiye'de maddi durumu yetersiz olan vatandaşların da devlet tarafından gerekli sağlık hizmetine eksiksiz erişimi sağlanırken, hümanizmin merkezi olma iddiasındaki bazı Batı ülkelerinde, huzurevlerindeki yaşlıların terk edildiği için öldüğünü kaydetti.

Bilim Teknoloji ve Yenilik Kurulu Üyesi Dr. Osman Coşkun, ilk salgın atağında İslam aleminin başarılı bir sınav verdiğini vurguladı. Coşkun, salgın sürecinde 150'den fazla ülkeye şefkat elini uzatan Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Malezya PAPISMA Başkanı Prof. Dr. Sulahaini Kadıman, Müslümanlar her ne kadar salgının getirdiği yeni normalin şartlarına başarıyla uymuş olsalar da aynı zamanda çeşitli kaos odaklarının ve komplo çevrelerinin, salgın ortamından faydalanmaya çalıştıklarına dikkati çekti.

Dünya İslam Sağlık Birliği Başkanı Uzman Dr. Kasım Sezen, başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasının salgın ile başarılı bir şekilde mücadele ettiğini, zengin Batı ülkelerinin ise büyük bir başarısızlık yaşadığını belirtti. Batı ülkelerinin, fakir ülkeleri tamamen ilaçsız ve yardımsız bıraktığı tespitinde bulunan Sezen, ayrıca salgın ile mücadelede aşının hayati önemde olduğunun altını çizdi.

ASSAM Strateji ve Güvenlik Uzmanı Ali Coşar da konuşmasında, aşının bir çip haline getirilip insan vücuduna enjekte edilemeyeceğinin altını çizdi. Buna rağmen egemen güçlerin, çip ve aşı üzerinden, virüsün geninin oynanması üzerinden ya da bulaşıcılığının mutasyonlarla artması üzerinden dünyaya korku vermeye devam ettiklerini vurgulayan Coşar, bu korkuyla insanların kontrol altına alınmasının amaçlandığını söyledi.

- Gıda ve su krizleri en önemli sorunlardan biri olacak

Kongrenin sonuç bildirgesi, Kongre Başkanı Prof. Dr. Salih Mollahaliloğlu tarafından okundu.

Mollahaliloğlu, "Sağlık güvencesi olmayan kendi vatandaşına bile Kovid-19 tedavisini ödeyemeyeceği fiyatlarda sunan Batı dünyası, kapitalizmin gerçek yüzünü göstermiş, yardımlaşma yerine sınırlarını kapatarak küreselleşmenin çöküş işaretini vermiştir." ifadelerini kullandı.

Olağan hayatın ve planların Kovid-19 nedeniyle bir anada değiştiğine işaret eden Mollahaliloğlu, "Bu süreçte 'zengin' ve 'gelişmiş' diye adlandırılan ülkelerin, kendi ülke sınırlarından geçerek başka ülkelere giden sağlık yardımlarına zorla el koyarak, alışveriş merkezlerini ve süpermarketleri yağmalayarak, geliştirilen aşıların bile öncelikle hepsini kendisi için satın alarak dünyanın geri kalanının umurunda olmadığını göstermiş, insanlık, adalet, hakkaniyet ve etik açıdan sınıfta kalmıştır." dedi.

Salgın sürecinde yardıma muhtaç ülkelere yapılan temel ve tıbbi yardımlarda gözle görülür bir azalma olduğuna dikkati çeken Mollahaliloğlu, şunları kaydetti:

"Ülkelerde başta gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere artan fiyatlar nedeniyle kırılgan gruplar üzerinde baskı artmış, işlerini kaybedenler veya iflas edenler artmış, daha fazla fakirleşme meydana gelmiştir. Bu süreçte iklim değişikliğinin de tetiklediği gıda ve su krizlerinin önümüzdeki yıllarda en önemli sorunlardan biri olacağı görülmektedir. Ülkelerin, toprağına, tohumuna sahip çıkması, buna yönelik acil planlar geliştirmesi gerekmektedir. Fakir ülkelere pandemiyle mücadele etmesi için gerekli yardımların yapılmasının kardeşlik hukukunun gereği olduğu hatırlanmalıdır. Yine bu dönemde bazı ülkelerin kendi içinde var olan farklı din, düşünce ve ırka sahip kişilere karşı yaptığı ayrımcılığa karşı sesimizin duyurulması, İslamofobi ve hatta bu pandemi döneminde zorla Müslüman cenazelerini yakmaya varan davranışlara karşı ülkelerin toplu mücadele etmesi gerekmektedir."

Bir sonraki WIHU Kongre ve Fuarı, 2021 yılında Malezya Kuala Lumpur'da gerçekleştirilecek.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@