Bugün, Hz. Peygamber’in torunu Hz. Hasan'ın doğum yıl dönümü...

Bugün 15 Ramazan ve sevgili Peygamberimizin (S.A.V) torunu, Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’nin büyük oğlu, Hz. Hasan'ın doğumunun sene-i devriyesi. Dört Halife döneminde önemli görevlere getirilen ve o güne değin Arap dünyasında duyulmayan bir isim olan 'Hasan' ismini ilk taşıyan kişidir. Bu anlamlı güne özel olarak; Yazar Ahmet Turgut da sosyal medya hesabından paylaştığı bir yazıyla adeta bugünün önemini okuyucuya bir kez daha hatırlattı. İşte o paylaşım...

İslam 27.04.2021 - 23:04 27.04.2021 - 23:04

Ramazan Ayı'nın 15'inde doğan Hz.Hasan,  sevgili Peygamberimizin (S.A.V) torunu, Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’nin büyük oğludur. 

Hz. Hasan bazı Sünnî âlimlerce, babasının şehid edilmesinden hilâfeti Muâviye b. Ebû Süfyân'a devretmesine kadar geçen sürede Hulefâ-yi Râşidîn'in beşincisi ve sonuncusu kabul edilir (Şevkânî, s. 606).

Şiî kültüründe ise Hasan, bizzat Hz. Ali tarafından tayin edilmiş ikinci imam ve on dört "ma'sûm-ı pâk"in (Çârdeh Ma'sûm-ı Pâk) dördüncüsü olarak görülür ve kendisine birçok keramet izâfe edilir.

Ancak bazı Şiî toplulukları Muâviye ile barış yaptığı için ona karşı çıkmış ve kendisini tenkit etmişlerdir (Nevbahtî, s. 24). Bugün İran ve Irak gibi Şiîler'in yaşadığı yerlerde, Hz. Hüseyin için muharrem ayının ilk on bir gününde yapılan tâziye âyinleri kadar gösterişli olmamakla beraber, 28 Safer günü hem Hz. Peygamber'in hem de Hz. Hasan'ın vefatı münasebetiyle dinî törenler yapılmaktadır.

Hz. Hasan'la Muaviye arasında yapılan anlaşma:

1.Halkın, Allah' ın kitabına ve Hz.Peygamberin sünnetine uygun olarak idare edilmesi;

2.Ali evlatlarına ve taraftarlarına (Alevilere) hiç bir suretle kötülükde bulunulmaması;

3.Ali evlatlarına ve taraftarlarına kötü söz söylenilmemesi;

4.Cemel ve Sıffın savaşında şehid olanların evlatlarına maddi destek sağlanılması;

5.Muaviye'nin kendisinden sonra, yerine kimseyi halife yapmaması..

Resûl-i Ekrem'in torunu, Hz. Ali ve Fâtıma'nın büyük oğlu ve müslüman kanının dökülmesini istemeyerek hilâfetten feragat etmiş bir kişi olarak Hz. Hasan üzerine geniş bir literatür teşekkül etmiştir.

Onun hakkında İslâm tarihi kaynaklarından ve biyografik eserlerden başka müstakil çalışmaların da yapıldığı görülmektedir.

Hadis külliyatından Buhârî ile Müslim'in çeşitli bölümlerinde Resûlullah'ın Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında söylediği birçok hadis mevcuttur (Buhârî, "Feżâʾilü aṣḥâbi'n-nebî", 18, 22; Müslim, "Feżâʾilü'ṣ-ṣaḥâbe", 32, 56, 58-61, 67).

Onlara buğz eden bana buğz etmiş olur!

Hz. Hasan, hicretin üçüncü yılının Ramazan ayında Medine'de doğdu. Genellikle kardeşi Hz. Hüseyin ile birlikte anılır. Hz. Peygamber (s.a.s) birini diğerinden ayırmadan sevmiş. İkisini dizlerine oturtup sevdiği hakkında sahih rivayetler gelmiştir. 

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında Sevgili Peygamberimiz, "Hasan ve Hüseyn'i seven muhakkak beni sevmiş olur ve onlara buğzeden bana buğz etmiş olur!" buyurmuştur. 

13 hadis rivayet etti

Hazreti Hasan Efendimiz, Rasulullah aleyhisselam'dan on üç hadis rivayet ederken, onbeş defa yürüyerek hacca gitti. 

Hicretten 50 yıl sonra, miladi 671'de 46 yaşında iken zehirlenerek şehid edilen Hz. Hasan, aynı zaman İslam'ın 5. halifesiydi. Kabri Medine'deki Cennet'ül Bakî kabristanındadır.

AHMET TURGUT'UN HZ. HASAN'IN DOĞUM YIL DÖNÜMÜNE ÖZEL PAYLAŞTIĞI YAZI

BUGÜN ONUN DOĞUM YIL DÖNÜMÜ

Hicretin 3. yılında, böylesi bir Ramazan ayının 15. gününde dünyamızı şereflendirmişti.

Evet; Hz.Fatımatü'z-Zehra'nın (ks) ilk doğum neşesiydi O. Hz.Ali'ye (kv) künyesini veren oğuldu. İlle de Haticetü'l-Kübra Validemizin (ks) dünya gözüyle göremediği gönül meyvesiydi.

Doğar doğmaz Dedelerin En Güzeline (sav) getirilmişti. Âlemlere rahmet olan eller sımsıkı sarılıverdi torununa. Cennet misal ciğerpâresini öptü, kokladı; öptü, kokladı.

Belki Hz.Hatice Validemizi (ks) hatırlamıştı bir dem. Keşke o da dünya gözüyle görebilseydi, Resûlullah'ın (sav) ebter olmadığının bu ilk vesilesini.

Neden sonra ezanını okuyup ismiyle seslendi Ona: "Oğlum; Hasan'ım! Hoş geldin dünyamıza, hoş safa getirdin bize."

O güne değin Arap toplumunun bilmediği, kullanmadığı bir isimdi HASAN. Güzelliği, ille de kâmil ve vurgulu güzelliği anlatıyordu. Öyle ki; artık dünyaya gelen her Hasan, ondan bir işaretti insanlara.

Ve Seçkin idi O. Seçkinliğinin deliliyle kendisine MÜCTEBA denilmişti.

Siyer kitapları sonraki nesiller içerisinde Resûlullah'a (sav) en çok benzeyen kişinin Hz.Hasanü'l-Müctebâ olduğunu bildirmişti.

Nitekim Tertemiz Rahmet Nebisi (sav) Onun hakkında: "Hilkati (yaratılışı) hilkatime benzer; ahlâkı ahlâkıma..." buyurmuştu.

Onu sadece bir torun olarak değil, Hz.Hüseyin Efendimiz ile birlikte İKİ OĞUL olarak zikretmişti.

Evet; Ashab, Hz.Hasan'ı ve kardeşini RESÛL'ÜN OĞLU diyerek anar, bu künyeleriyle onlara hürmet ederlerdi.

Keza Cennet Gençlerinin İki SEYYİD'inden ilkiydi o. Yine Nebevî beyânla İNCİ misal tasvirlenmişti. Öyle ki, güzelliği ve hikmeti sedefler ardınca gizli kalmış olandı. Annesi Hz.Fatımatü'z-Zehra misali O da güzelliğin bâtınî veçhine çekiliverdi.

Peygamber Efendimiz (sav) "Akıl insan suretine bürünse oğlum Hasan gibi görünürdü. Lakin Hasan, akıldan da yücedir" buyurmuştu. Belki de bundan sebep, Ehl-i İrfan için Kurân'ı, İnsan(lığ)ı ve Hayatı okuyup akledebilmenin güneşlerinden biriydi O.

"Sözün güzeli, güzelin sözüdür" diyerek Seçkin ve Kâmil Güzelliğin temiz akledişe vesile nasihatlarına kulak verelim şimdi de!

"İyi ve güzel soru ilmin yarısıdır."

"Aklın ilk emaresi insanların birbirleriyle iyi geçinebilmelerinin yollarını bulmaktır."

"Mazeretleri azaltmayan bilgi, ilim değildir."

"Nasip olmayacak bir nimet için ömür boyu koşturması, kişiye bu dünyadayken verilebilecek en büyük cezadır."

Evet, Onun dünyamıza teşrif buyurduğu şu günün ve Onu yeryüzünde ağırlayan kırk altı yılın hürmetine, Rabb-i Rahîm gönüllerimize Hasanî hikmetler ve güzellikler doğursun!

-Allah'ın selamı doğduğu gün, şehit edildiği gün ve yeniden diriltileceği gün Onun ve Sevdiklerinin üzerine olsun-

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@